|
.::İCATLAR::.

Lokomotifi ilk düşünen, daha
doğrusu ilk gerçekleştiren
Trevithick
oldu. 1801'de inşa
ettiği ve kendinden öncekilerden daha başarılı bir sonuç alamadığı
buharlı arabası hatırlardadır. Bu başarısızlık buharlı lokomotifin
mucitini sarstı; sabırsız, ama hünerli bir kişi olduğundan başka
şeyler üzerinde çalışmaya başladı. Ancak, emeklerinin büsbütün boşa
gitmesini de istemediğinden, bir süre sonra makinesinin ray üzerinde
giden arabaya bağlanmasını madencilere teklif etti.
İcadını yalnız Merthyr-Tydvil Firması kabul etti (1804), fakat bu
büyük bir yarar sağlamadı. Araç, beygirin yerini tutmasına tutuyordu
ama, ne ondan daha hızlı gidebiliyor, ne de güven verebiliyordu.
Perdahlı bir yüzey üzerinde tekerlekli araçla taşıma, ancak hafif
yükler için mümkündü. Çünkü belli bir ağırlık aşılınca, kayma
yapıyordu. Mühendisler bu sakıncayı giderici çareler aramaya
koyuldular. Bu yoğun çalışmalar, kömürün buharlı araçla taşınması
işinin gerçek bir ihtiyaç halini aldığını ispatlamaktadır.
Trevithick ve Vivian, artık rahatça lokomotif diyebileceğimiz bu
makinenin tekerleklerine çıkıntılar işlemeyi önerdiler. 1811'de John
Blenkinsop (1783-1831), ray ve tekerlekleri bir dişli bindirmelik
şeklinde imal etmenin gerektiğini ileri sürdü. 1812'de William
Chapman (1749-1832), lokomotifi bir yana koyup yol boyunca sabit
makineler kurmak, böylece yükü kablolarla ve bu makineler
aracılığıyla çekmek gerektiği fikrini ortaya attı. 1813'te Brunton
daha da saçma bir fikri, tekerleği bir yana atıp lokomotife atınki
gibi ayaklar takılması gerektiğini savunmaya koyuldu. İşin garibi
bunları dinleyenler hatta taraftar olanlar da çıktı.
Sonunda havadan sözler etmektense rayda kayma işinin ne olduğunu
anlamak için deneyler yapmayı düşünen biri ortaya çıktı: Bu Wylam
maden ocaklarında mühendis olan William Hedley idi. Lokomotife belli
bir ağırlık verildiğinde tekerleğin raya yapıştığını ve kayma
yapmadığını gözlemledi. Bunun üzerine Hedley, bütün ağırlığın yük
çekmeye harcanması için çift dingilli bir lokomotif inşa ederek, bu
aracın ağır yük taşımaya elverişli olduğunu ispatladı.
Hedley'in lokomotifinin Wylam'da,
Blenkinsop'unki Middleton'da başarıyla işleyince yeni yük taşıma aracı
dikkati çekmeye başladı. Makineyi görmek için koşanlardan çoğu mühendis ve
teknisyenlerdi Bunlardan biri de Killing-worth taşkömürü ocaklarında
teknisyen olan Stephenson idi.
Wylam'da 9 Haziran 1781'de doğan George Stephenson'un çocukluğu yoksulluk
içinde geçmişti, önce çobanlık yapmış yedi ile on bir yaşları arasında, tarım
işçisi olmuştu. Bir süre sonra da babasının çalıştığı maden ocağına kazancı
olarak girdi. Görevi, başka birkaç işçiyle birlikte ocağa kömür atmaktan
başka bir şey değildi. Buharlı makineye karşı büyük ilgi duymuş ve işleyişini
incelemişti. Bu arada aracın değerini takdir etmekle kalmayıp kusurlarını
bulmuş, bunları gidermenin çarelerini araştırmaya koyulmuştu, işte
çalışmaları bu safhaya vardığında bu konuyla ilgili bilgisinin çok yetersiz
olduğunu anladı.
Sıfırdan başlaması ve çok şey öğrenmesi gerektiğini itiraf etmek cahil
kişilerde büyük bir zekâ belirtisidir. Bu tekniğin temeli olan bilimi iyice
incelemeden ve sindirmeden en o ıfoV Kir teknik aelisme yöntemi ya da bir
yenilik ileri sürmenin doğru olmayacağını düşünmesi mucit için takdire değer
bir davranıştır.
Stephenson 18 yaşında okuma "yazma öğrenmeye koyuldu. Sonra da gece
kurslarına yazılarak matematik, fizik ve mekanik öğrenmeye başladı. Böylece
kendi kendini yetiştiren mucitlerin en önemlilerinden birisi oldu. Halk
diliyle yazılmış birkaç bilim kitabı okuyup bir konu hakkında az çok bilgi
edindiler mi bilgiçlik taslayan insanlara günümüzde de rastlarız.
Stephenson da bu kuralın dışında kalmadı, ama çok zeki bir insan olduğundan
Newton mekaniğini yıkmaya varan tasarıları hakkında hayallere kapılmadan
önce, yıkmayı kurduğu mekaniği köklü bir şekilde bilmesi gerektiğini anladı.
Hemen oğlunun okul kitaplarına sarıldı. Onu, kendisi gibi cahil kalmaması
için koleje göndermişti. Kendisi de onun aracılığıyla kolej derslerini
izlemeye koyuldu. Newcastle'daki Felsefe ve Edebiyat Derneğinin seminerlerine
de katılıyordu. 1820'den başlayarak Edinburg Üniversitesine giden oğlunun
teşvikiyle de onunla birlikte üniversitenin kurslarını izlemeye koyuldu.
Bilimsel eğitimi, teknik yeteneklerinin düzeyine yükseldikçe mucit dehası
meydana çıkmakta ve şeflerinin dikkatini çekmekteydi. O kadar ki, 1814'te
Hedley'in makinesiyle ilgilenip bir benzerini Killingworth'da imal etmeyi
önerdiğinde, madende artık bir işçiden çok bir mühendis olarak çalışmaktaydı.
Stephenson ilk lokomotifini aynı yıl imal etti. Bu, 4 tekerleğin üzerinde
monte edilmiş yatay duran bir silindirdi, iki yanında, bir manivela
aracılığıyla tekerlekleri çeviren pistonların işleticisi iki ufak silindir
daha bulunmaktaydı.
1816'da Stephenson bu prototipi geliştirdi. Tekerleklerin uyumlu gidişini
sağlamak için bunları, birleştirici bir devrim koluna bağladı ve ocağın
çekimini artırmak için silindirden çıkan buharın bir bacayla dışarıya
atılmasını sağladı. 1817'de yeni bir model sundu. Bunda kazan, bir
basmatulumba aracılığıyla sürekli olarak su almaktaydı. 70 ton yükle dolu
vagonları 8-10 km. hızla götüren bu son lokomotif Killing-worth demiryolunda
on yıl hizmet gördü. Bu başarı Stephenson'un madenden ayrılıp bir lokomotif
fabrikası kurmasına yetecek kadar büyüktü ve mucit 1822'de Newcastle'da
fabrika açtı.
İlk önemli siparişini 1825'te aldı: Newcastle'ın güneyinde, birbirinden 39
km. uzakta bulunan Stockton-Darlington şehirleri arasındaki demiryolu için üç
lokomotif... Hat büyük bir törenle açıldı. 90 ton yük alıp saatte 20 km.
hızla gidecek olan lokomotife 'resmi zevatı' ve müzikçileri taşıması için bir
de vagon bağlandı. İlk yolcu treniydi bu.
                            
E
MAİL GRUBUMA ÜYE OL
HAYATIMIZDAKİ
TEKNOLOJİ VE TASARIM

                            
MAKET
YAPMAYA NE DERSİNİZ?

Telefonun İcadı
Pusulanın İcadı
Uçağın İcadı
Tekerleğin İcadı
Lokomotifin
İcadı
Radyonun İcadı
Görünmezlik Teknolojisi
İnanılmaz Bir teknoloji
Gelecek
Teknolojisi
Eğitim
DOWNLOAD
Ders
Çalışırken....
Yanlış
Çalışma.....
|
|